‘Teknoloji’ kategorisi


Elektronikte ‘dokunmayı’ seviyoruz

Çarşamba, 03 Şubat 2010

Yapılan bir araştırmaya göre, dokunmatik elektronik cihazlara karşı olan ilgi her geçen gün artıyor.

Dokunmatik ekranlı cep telefonları ve bilgisayar gibi elektronik ürünleri kullananların sayısı hızla artıyor.

Şirketin araştırmasında, Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgelerinde (EMEA), test grubu olarak belirlediği 4 bin bilgisayar ve cep telefonu kullanıcısının, söz konusu cihazlara yönelik yaklaşımları belirlenmeye çalışıldı.

Buna göre tüm masaüstü bilgisayar kullanıcılarından yüzde 26′sı, dizüstü bilgisayar kullanıcılarından yüzde 32′si, kendi bilgisayarlarından ziyade, dokunmatik ekranlı bilgisayara sahip olmayı istediklerini belirtti.

Raporda, dokunmatik ekranlı ”tablet bilgisayarların” bir kaç yıl önce piyasaya ilk çıktığında, ”pahalı ve ağır” olmasının yanı sıra dokunmatik arayüzün özel kalem ile çalışması dolayısıyla son kullanıcılardan yeteri kadar ilgi görmediğine, ancak yeni nesil bilgisayarların, eksiklikleri kapatarak ikinci bir yükseliş trendi yakaladığına işaret edildi. Raporda, dokunmatik ekranlı cep telefonlarına olan ilginin, söz konusu bilgisayarların da ikinci yükseliş trendine girmesinde etkili olduğu vurgulandı.

Aynı araştırmada, dokunmatik ekranlı cep telefonu kullananların yüzde 40′ının, bir sonraki telefonlarının da dokunmatik olacağını söyledikleri belirtildi.

Deloitte TMT (Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon) Grubu’nun hazırladığı ve teknoloji dünyasındaki eğilimlere yer veren Deloitte 2010 Teknoloji Öngörüleri raporunda da kablosuz bağlantı özelliğine sahip Net Tablet’lerin, zengin işlev ve tasarımları ile bu yıla damgasını vuracak ürünler arasında yer alacağına işaret edildi.

Raporda, Net Tablet’lerin, mini dizüstülerden (netbook) küçük ama akıllı telefonlardan (smartphone) büyük boyutları ile yepyeni bir kategoriyi temsil ettiği de kaydedildi.

Samsung’dan 3D’li televizyon

Pazartesi, 01 Şubat 2010

olarak 3 boyutlu LCD ve LED televizyonların büyük çaptaki üretimini hayata geçiren ilk firma olmanın gururunu yaşıyor.

40, 46 ve 55 inçlik HD 3D olarak üretilen televizyonlardan 3 boyutlu seyir keyfi almak için Avatar filminde sinemalarda dağıtılan 3D gözlüklerle sağlanıyor. Yeni ürünlerde 240Hz’lik tazeleme oranıyla 2D ve 3D’lik performans alınabiliyor.

Samsung’un LCD Bölüm Başkanı Wonkie Chang’ın açıklamasında, “Şu an 3 boyutlu her ürün teknoloji piyasasını aydınlatmaya başladı. Samsung Electronics olarak 3D pazarının öncüsü olmak, 3 boyutlu LCD ve LED Tv seri üretiminde dünya lideri olmayı planlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Turk.net

Yalın ADSL artık başlamalı

Pazartesi, 01 Şubat 2010

Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER) Yönetim Kurulu, Türk Telekomünikasyon A.Ş tarafından 38,69 lira olarak teklif edilen 2 MB/4 GB kotalı ’Yalın ADSL’ toptan alım ücretinin en fazla 16 lira olması ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK) ’Yalın ADSL’ tarifelerini bu ücreti dikkate alarak onaylaması gerektiğini bildirdi.

Dernek Yönetim Kurulunca yapılan yazılı açıklamada, “Yalın ADSL”e ilişkin basında yer alan bazı haberlerde, Türk Telekom tarafından teklif edilen Yalın ADSL ücretlerinin, Türkiye gerçekleri ve maliyetleri ile ilgisi bulunmadığının ve “ADSL kullanım ücreti” ve “Yalın ADSL erişim ücreti” olarak iki ücretin toplanmasıyla elde edildiğinin görüldüğü kaydedildi. Yalın ADSL ücret ve koşullarının, BTK tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe gireceği hatırlatıldı.

Türk Telekom’un teklif ettiği ADSL kullanım ücreti ile mevcut ücretlere yüzde 18 zam yapılmak istendiğine işaret edilerek, şöyle denildi:

“Ülkemizdeki enflasyon oranı yüzde 18’den düşüktür. Kaldı ki, tüm dünyada telekomünikasyon hizmetleri ücretlerinin çoğunlukla düştüğü de bilinen bir gerçektir. Diğer yandan, yapılmak istenen zam, hükümetimizin politikasına da uygun değildir. Hükümetimiz, hızlı internetin yaygınlaştırılarak halkımız tarafından uygun fiyatlarla ve yaygın olarak kullanılmasını amaçlamaktadır, bu nedenle internet hizmetlerinden alınan Özel İletişim Vergisini yüzde 15’den yüzde 5’e düşürmüştür. Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafından 19,3 lira olarak teklif edilen Yalın ADSL erişim ücretinin ise maliyetlerle bir ilgisi bulunmadığı açıkça görülmektedir. TELKODER tarafından bilimsel veriler ve diğer ülke örnekleri kullanılarak yapılan çalışmaya göre söz konusu ücret en fazla 4,85 lira olmalıdır.”

Bugün HesaplıHatt abonesi olarak ve hiç telefon görüşmesi yapmayarak vergiler dahil sadece 9,33 lire sabit ücret ödeyerek ADSL abonesi olunması mümkün iken, bu ücret yerine 19,3 lira ödenmesi teklifinin, Yalın ADSL’in uygulanmak istenmediğinin ifadesi olduğu ve bu teklif sonucunda Yalın ADSL’in vatandaşlara yarar getirmeyeceği belirtildi.

Açıklamada, “Sonuç olarak Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafından 38,69 lira olarak teklif edilen 2 MB/4 GB kotalı ’Yalın ADSL’ toptan alım ücretinin en fazla 16 lira olması gerektiğini ve BTK’nın ’Yalın ADSL’ tarifelerini bu ücreti dikkate alarak onaylamasını dikkatlerinize sunuyoruz” denildi.

“YALIN ADSL’NİN BİR AN ÖNCE BAŞLATILMASI GEREKİYOR”

Yalın ADSL’nin, ADSL aboneliğinin gerçekleştirilmesi için herhangi bir sabit telefon aboneliği zorunluluğunu ortadan kaldırdığı ve uygulamanın başlatılmasının, tüketicilerin ADSL için iki ayrı başvuruda bulunma ve sabit telefon sabit ücretiyle, ADSL hizmeti için iki ayrı ücret ödeme zorunluluğunu ortadan kaldıracağı ve tüketicilerin ADSL’den yararlanma maliyetinde düşme olacağı hatırlatıldı.

Hizmetin başlamasıyla birlikte tüketicilerin, hizmet alacakları işletmeciler arasında seçim yapabileceği ve daha uygun fiyatlarla ADSL hizmeti alabileceklerine ve istedikleri takdirde sabit hatlarını iade ederek sadece internet hizmeti alabilecekleri anlatıldı.

Yalın ADSL konusunda ilk somut gelişmenin, başvuru üzerine Rekabet Kurumu tarafından alınan ve 2009 Temmuz ayından itibaren Yalın ADSL hizmeti sunumunun başlaması yönündeki kararıyla yaşandığına değinilerek, “BTK, Yalın ADSL konusunu 2010 iş planına aldı ve ardından Türk Telekomünikasyon A.Ş’nin teklifi kamuoyu görüşü alınması amacı ile yayınlandı. Çok geç kalınmış olan Yalın ADSL hizmeti sunumunun bir an önce başlatılması gerekiyor” denildi.

Açıklamada, Yalın ADSL hizmetinin, AB ülkelerinde zorunlu tutulduğu, Norveç, İsveç, Hollanda, İtalya, Fransa gibi ülkelerde bulunduğu bilgisine de yer verildi. Tüketicilerin bu uygulamadan yarar sağlayabilmeleri için Yalın ADSL’nin fiyatının çok dikkatli olarak belirlenmesi gerektiğine dikkat çekildi.

haber3

internet Explorer kullananlar dikkat

Pazartesi, 01 Şubat 2010

Core Security daha önce de Internet Explorer açık haberlerinden ismini hatırlayabileceğiniz bir güvenlik firması.

En son ortaya çıkarttıkları güvenlik riski ise inanılmaz: C:\ ye tam erişim! Yani kullanıcıların bilgisayarında ne varsa, hackerların erişimine açılıyor. Peki bu nasıl oluyor?

Internet Explorer kullanan ve Twitter gibi Web 2.0 siteleri gezen kullanıcılar, tek bir bağlantıya tıkladıklarında IE ve Windows’taki bir dizi zayıflıktan yararlanan bir saldırının hedefi olabiliyor.

Core Security bu açıklar konusunda Microsoft’u devamlı uyardıklarını; ancak bir açık kapatıldığında bir başka yöntemin açığa çıktığını belirtti. Bu aslında Internet Explorer ve Windows’un çok fazla açık barındırmasından kaynaklanmıyor. Bütün bu sorunların temelinde tek bir şey yatıyor.

Konunun detayları çok önemli, çünkü her gün Internet Explorer’da bir açık haberlere konu oluyor.

Core Security’e göre meselenin özünde SMB sorunu var. Kullanıcı IE kullanarak tuzaklı bir siteye girdiğinde, saldırgan bilgisayarın sabit diskine erişim sahibi oluyor. Sonra hesapları ve şifreleri çalabiliyor.

Bütün bu açıkların temelindeki sorun bir program hatası değil. Online hizmetlerin birbiriyle çalışabilmesini sağlayan program işlevi. Online dosya paylaşımı ve script uygulamalarını mümkün kulan ağ paylaşım teknolojisi SMB sorunlu. Windows’un dosya önbellekleri bu uygulama ile farklı uygulamaların erişimine açılıyor.

Core Technologies, rapor ettikleri şeylerin pek çok uygulamanın çalışması için gerekli olduğunu belirtiyor. Bu açıklamalara bakılacak olursa, Microsoft’un önünde zor kararlar olduğu görülebiliyor.

Core şimdilik Internet Explorer’da script ve ActiveX kontrollerinin güvenlik seviyesinin yükseltilmesini tavsiye ediyor. Internet Explorer içerisindeki güvenlik ayarlarını yükseltmek oldukça etkili bir yöntem.

Windows 7 Messenger görev çubuğunda iki tane gözükme sorunu

Pazar, 31 Ocak 2010

Bugün nihayet çok direndiğim Windows7 e geçiş sürecimi resmen başlattım :) Artıık windows 7 kullanıyorum yaşadığım bir kaç sorun oldu tabiki. Ama bunlardan size faydası olacağını düşündüğüm şeylerden bir tanesi Windows 7 de görev çubuğunda Live Messenger ‘in iki kez açılmasıydı.

Bu sorunu şu şekilde çözdüm. Başlat , Ara kısmına gelip Windows Live Messenger yazın. Daha sonra çıkan live messenger simgesine sağ tıkalıp özellikler deyin. Çıkan menüden uyumluluk bölümünden Windows Viste Service Pack 2 yi seçip uygula ve tamam deyin. Daha sonra Messengeri kapatıp yeniden açın.

Messengeri yeniden açtığınızda artık system trayde saatin yanında Messenger simgesini görebilirsiniz. Teşekküre gerek yok :) Bu arada anlattığım şeylerle ilgili bir de ekran görüntüsü ekleyeyim
Windows Live Messenger Windows 7 de iki tane gözükme sorunu ile ilgili ekran görüntüsü

Windows 7 de Live Messenger sorunu

Apple’ın aylardır merakla beklenen internet tableti iPad tanıtıldı

Cuma, 29 Ocak 2010

Neredeyse bir yıldır internette yoğun dedikodulara konu olan yeni Apple ürünü tablet bilgisayar iPad adıyla açıklandı. iPad sadece 0.75 kg ağırlığında, 1.30 cm kalınlığında ve 9.7 inç çoklu dokunuş özelliği taşıyan ekrana sahip.
iPad, ivmeölçer sayesinde ister dikey ister yatay tutulabiliyor. Cihazın zenginleştirilmiş ve uyarlanmış bir iPhone işletim sistemi kullandığı görülüyor. Arayüz, iPhone ekranı gibi bolca uygulama ve kısayol barındırıyor.

İnternet tarayıcı olarak tablete uyarlanmış bir Safari versiyonu göze çarpıyor. Ekran ise iPhone veya MacBook’lardaki 16:9 oranından ziyade 4:3′e daha yakın.


1 GHz hızında Apple A4 işlemciyle çıkan ürünün sabit belleğinin 16 ile 64 GB arasında olacağı açıklandı. Cihazda Wi-Fi ve Bluetooth 2.1 kablosuz bağlantı özellikleri standart. Ancak 3G modemli versiyonları da piyasaya sürülecek.

ABD’de 499 dolardan başlayacak fiyatlar bellek arttıkça ve 3G eklendikçe artıyor. 3G modemi olmayanlar 32GB bellek için 599, 64GB belleklisi için 699 olarak açıklandı. Modellere istenirse 130 dolar farkla 3G modem ekleniyor.

Firma yetkilileri sunumda yaklaşık 140 bin uygulama barındıran App Store’daki ürünleri iPad’de de kullanabileceğini belirtti. Elbette uygulama iPad’in ekranına uygun şekilde, yani daha büyük grafiklerle çalışacak.

YouTube’daki HD videolar iPad’de izlenebiliyor. Fotoğraflar, e-postalar, Google Maps vs. uygulamalar da iPhone’la çok benzer şekilde çalışıyor. Cihazın kilitli ekranı, yine iPhone’da olduğu gibi, ekrandaki ‘Kilidi Aç’ butonu sağa doğru kaydırılarak açılıyor.

iPad bir e-kitap ve e-gazete okuyucu olarak da tasarlanmış. Cihazda kurulu bulunan iBook uygulamasıyla daha önce yüklenmiş kitaplar, bir kütüphane grafiğiyle ekranda beliriyor. Okunmak istenen kitap kitaplıktan kitap çeker gibi alınıyor ve açılıyor. Sayfalar parmakla, kitap sayfası çevrilir gibi çevriliyor, yakınlaştırılıp uzaklaştırılabiliyor.

Demonstrasyonda ayrıca New York Times gazetesinin kapak sayfasının kullanılması, gazeteyle Apple arasında lisans anlaşması olduğu dedikodularını doğrular yönde. Söylentiye göre ABD’de satılacak iPad’lerde, özel New York Times aplikasyonu yerleşik olarak gelecek.

iPad’de yazı yazmak da genişletilmiş sanal klavye ile kolay gibi. Elbette dikey ya da yatay tutuşa göre tüm ekran öğeleri yön değiştiriyor.

Açıklamalara göre cihazın pili 1 haftalık bekleme süresini ve 10 saate kadar video izlemeyi destekliyor.

Apple iPad’in Wi-Fi modellerinin ABD’de 60, 3G’li modellerin de 90 gün içinde piyasaya verileceği belirtildi. 3G modellerin ülkedeki AT&T mobil operatörle kontratlı olarak sunulacağı da eklendi. 3G’li modeller Avrupa’daysa SIM kilitsiz olarak sunulacak, isteyen istediği operatörle kullanabilecek.

En hızlı teknoloji şirketleri

Perşembe, 28 Ocak 2010

Deloitte Fast50 Club en hızlı teknoloji şirketlerini buluşturdu.

Deloitte Türkiye, Teknoloji Fast50 Programı’nda yer alan, sektörünün en hızlı büyüyen şirketlerini Fast50 Club etkinliği kapsamında üçüncü kez bir araya getirdi. Deloitte’un, Sun Plaza’daki ofisinde gerçekleştirdiği toplantıda sektördeki son gelişmeler, bilişim sektöründeki AR-GE teşvikleri, yatırım ve büyüme fırsatları hakkında ayrıntılı sunumlar yapıldı. Deloitte Türkiye TMT Lideri Oktay Aktolun, “toplantının Türk teknoloji şirketlerinin küreselleşmesi yolunda bilgi birikiminin artmasına önemli katkılarda bulunduğunu” söyledi.

Deloitte’un teknoloji, medya ve telekomünikasyon sektöründe en hızlı büyüyen Türk şirketlerinin yönetici ve temsilcilerini bir araya getirdiği Fast50 Club’ın üçüncü toplantısı büyük ilgi gördü. Deloitte tarafından gerçekleştirilen toplantıda sektördeki yeni eğilim ve gelişmeler değerlendirilirken, şirketlerin önündeki yatırım ve büyüme fırsatlarıyla ilgili kapsamlı sunumlar yapıldı.

Deloitte’un, Sun Plaza’daki ofisinde saat 13:30’da başlayan toplantıda Deloitte Türkiye Vergi Hizmetleri Ortağı Tufan Teksoy “Bilişim Sektöründe Ar-GE teşviklerini konu alan bir sunum yaparken, Deloitte Türkiye Kurumsal Finansman Sorumlu Ortağı Anthony J.Wilson yabancı yatırımcılarla ilişkilerin önemi konusuna değindi. Deloitte Türkiye TMT Lideri Oktay Aktolun, Deloitte Global TMT Grubu tarafından her yıl yayınlanan “Teknoloji Medya ve Telekomünikasyon Trendleri 2010’ araştırmasının sonuçlarını konuklarla paylaştı.

Fast50 Club toplantısında konuşan Deloitte Türkiye TMT Lideri Oktay Aktolun şunları söyledi:

“Bugün üçüncüsünü gerçekleştirdiğimiz Fast50 Club toplantılarına olan yoğun ilgi memnuniyet verici. Hazırladığımız program ile hızlı büyümesini sürdürmek ve küresel rekabet gücünü artırmak isteyen şirketlerimize ciddi bir bilgi birikim sağlamayı ve bu yöndeki çalışmalarına önemli bir katkı oluşturmayı hedefliyoruz. Deloitte Türkiye olarak teknoloji şirketlerimizin bilgi birikimlerini artıran etkinlikler düzenlemeye ve uluslararası deneyimimizle onları desteklemeye devam edeceğiz.”

Deloitte Fast50 Club toplantısı soru cevap bölümünün ardından sona erdi.

Nokia’nın haritaları artık bedava

Çarşamba, 27 Ocak 2010

Nokia, Ovi Harita sürümünün bir parçası olarak, akıllı telefonlarında yaya ve sürücü navigasyonunu ücretsiz hale getirdi.

Nokia akıllı telefonları için tüm dünyada 46 farklı dilde, hem yaya hem de sürücüler için sesle yönlendiren ve en geniş küresel kapsama alanında en iyi haritalara sahip navigasyonunu ücretsiz hale getirdi! Karar ertesinde bazı navigasyon/harita firmalarının Amerikan ve Avrupa borsalarında hisse fiyatlarında düşüş yaşandı.

Yeni Ovi Harita sürümü www.nokia.com/maps adresinden indirilebiliyor. Nokia’nın haritalama ve navigasyon yazılımı özellikle mobil kullanım için tasarlandı ve özgün bir karma teknolojiye dayanıyor.

Yeni Ovi Harita sürümü 74 ülkede, 46 farklı dilde adım adım sesli kılavuz ve 10 ülkede trafik bilgilerinin yanı sıra 180 ülkede ayrıntılı haritaları kapsayan bütün temel araç ve yaya navigasyonu özelliklerini içeriyor.

“Navigasyonun, cep telefonlarında bir kısa mesaj ya da resim gönderir gibi rahatlıkla kullanılmasını istiyoruz” diye konuşan Nokia Başkan Yardımcısı Anssi Vanjoki, “Tek bir ülke ya da bölge için neden birden çok cihaza ihtiyaç duyulsun? Hepsini bir araya koyar, ücretsiz yapar ve tüm dünyayı kapsarsak siz de gerçekten yararlı ve dünyanın herhangi bir şehrinde yürürken ya da araba kullanırken size yardımcı olabilecek bir şeye sahip olursunuz” dedi.

Firmanın konuyla ilgili yayınladığı bültende, yeni Ovi Harita sürümünü kullanmak için farklı ülke, şehir ya da trafik bilgileri, şehir rehberleri gibi servisler için ek lisans gerekmediği belirtildi.

Nokia’nın bu denli geniş bir küresel kapsama alanına yayılan haritaları ücretsiz olarak erişime açması, rakip haritalar çalıştıran ve işlevi sadece navigasyon sağlamak olan TomTom ve Garmin gibi üreticilerin borsa fiyatlarında düşüşler yarattı.

IBM’den yeni proje

Çarşamba, 27 Ocak 2010

IBM, önümüzdeki 5 yılda hayata geçirmeyi düşündüğü inovasyonları açıkladı.

IBM, binaların canlı organizmalar gibi tepki vermesini, kentlerin krizlere, acil durum çağrısına gerek kalmadan yanıt verebilmesini ve insanların daha güçlü bağışıklık sistemine sahip olmasını öngören inovasyonlar üzerinde çalışacak.
Akıllı şehirler oluşturmayı amaçlayan IBM, bu yıl dördüncüsünü düzenlediği “Beşte Beş” projesi kapsamında, önümüzdeki 5 yılda hayata geçirmeyi düşündüğü inovasyonları açıkladı.

IBM’den yapılan açıklamaya göre proje, gelecekte şehirlerde yaşayan insanların daha güçlü bağışıklık sistemine sahip olması, binaların çevrelerini tıpkı canlı organizmalar gibi algılayıp tepki vermesi, otomobillerin ve otobüslerin çok düşük enerjiyle çalışmasını kapsıyor.

IBM’in öngördüğü inovasyonlara göre, akıllı sistemler şehirlerin su gereksinimini karşılayıp enerji tasarrufu sağlayacak, şehirler ortaya çıkan krizlere, acil durum çağrısına gerek kalmadan yanıt verebilecek.

IBM’in, şehirlerdeki yetkililere, hastanelere, okullara ve işyerlerine, H1N1 virüsü ya da mevsimsel grip gibi bulaşıcı hastalıkların daha etkin şekilde tespit edilmesi, izlenmesi, bunlara yönelik hazırlık yapılması ve önlem alınmasında yardımcı olacak araçlar sağlayacağı, elektronik ortamdaki sağlık kayıtlarında yer alan tıbbi bilgilerin, hastalıkların yayılmasını engellemek ve hastaların iyileştirilmesini sağlamak amacıyla güvenli bir şekilde paylaşılmasına dayalı “sağlık amaçlı internet” kullanımını hayata geçireceği bildirildi.

Günümüzde, binada yer alan ısıtma, su, kanalizasyon, elektrik gibi sistemlerin çoğunun birbirinden bağımsız olarak idare edildiğinin altı çizilen açıklamada, gelecekte, bu sistemlerin çevrelerinde olup bitenleri hızla algılayıp yanıt veren canlı bir organizma gibi işleyeceği belirtildi.

Açıklamada, böylece, vatandaşların korunmasının sağlanacağı, kaynaklardan tasarruf edileceği ve karbon emisyonlarının azalacağı vurgulandı.

SUÇU ÖNLEME

Krizlere anında çözüm üreten şehirler ile şehirlerde, suç ve olağanüstü haller gibi acil durumların ortaya çıkma sıklığının azaltılacağı ve bu tür problemlerin önüne geçilebileceği ifade edildi.

IBM’in, New York emniyet teşkilatının doğru bilgileri doğru zamanda değerlendirmesine yardımcı olarak, suçu önlemek üzere proaktif davranmasına katkıda bulunduğu bildirilen açıklamada, New York İtfaiye Teşkilatının da, yangınları engellemek üzere, gerçek zamanlı bir veri toplama ve paylaşma sisteminin geliştirilmesi için IBM’le çalıştığı bildirildi.

IBM’in ayrıca, şehirleri sellerin yıkıcı etkilerinden korumak üzere akıllı su setleri de tasarladığı ifade edildi.

Sudan ucuz bir N900

Çarşamba, 27 Ocak 2010

Nokia N900 gibi bir cep yapar da Çinliler kopyalamaz mı? Hem kopyalar; hem de sudan ucuza satar!

Bu ilk Nokia N900 kopyası değil ama gerçek bir N900′e en çok benzeyenlerden birisi olmayı başarıyor.

Nokia’nın yeni amiral gemisi N900, Linux kullanıyor ve cep telefonundan ziyade bir cep bilgisayarı özelliklerine sahip. Geliştirilen yazılımlar ile birlikte çok güçlü bir seçenek olacak.

Kopyaya geri dönersek, tasarımıyla, portların yeriyle ve N900 tarzında QWERTY klavye dizilimiyle neredeyse birebir bir kopya yapılmış. Ama aldığınız aslında sadece bir N900 kasası oluyor…

Bakın bu telefonda neler neler yok!

Olmayan özellikleri arasında ise Maemo 5, ARM Cortex A8 işlemci, 32GB dahili bellek, WiFi, 3G, Carl Zeiss lens var; yani yok.

Özetle Nokia N900′ü, Nokia N900 yapan özellikler bu cep telefonunda yok. İşlemcisiyle, işletim sistemiyle ve kablosuz bağlantı özellikleriyle kasa ile alakasız bir cep telefonu satılıyor.

Çinli kopyalarda artık adet haline geldiği üzere çift SIM kart desteği var. Yani iki farklı hat kullanabiliyorsunuz. Ama bu tek başına bu kopyayı kurtarmaya yetmiyor.

Aslında bu cep telefonu bir S60. 3.2 inç ekranında 240×320 piksel çözünürlüğü var ve 120 dolara satılıyor.