<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>mIRCindir.Org &#187; Saglık</title>
	<atom:link href="http://www.mircindir.org/kategori/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mircindir.org</link>
	<description>Türkçe Mirc indir..</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 15:57:52 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Ağız Kokusunu Gidermenin Yolları</title>
		<link>http://www.mircindir.org/agiz-kokusunu-gidermenin-yollari.html</link>
		<comments>http://www.mircindir.org/agiz-kokusunu-gidermenin-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Apr 2010 07:16:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[Ağız Kokusunu Gidermenin Yolları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircindir.org/?p=6392</guid>
		<description><![CDATA[Ramazan ayında uzun süreli açlık ve susuzluk ağız kokusunun da artmasına neden oluyor. Ağız kokusuna çözüm önerileri uzmanlar tarafından açıklandı.
Ramazan ayında uzun süreli aç kalınması nedeniyle ağız kokusunun yoğunlaştığını söyleyen uzmanlar, yapılacak birkaç pratik müdahale ile bu olumsuzluktan kurtulmanın mümkün olduğunu belirtti. Uzmanlar, yemekten sonra dişlerin mutlaka fırçalanması, ayrıca çay ve kahve tüketiminin azaltılmasıyla Ramazan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayında uzun süreli açlık ve susuzluk ağız kokusunun da artmasına neden oluyor. Ağız kokusuna çözüm önerileri uzmanlar tarafından açıklandı.</p>
<p>Ramazan ayında uzun süreli aç kalınması nedeniyle ağız kokusunun yoğunlaştığını söyleyen uzmanlar, yapılacak birkaç pratik müdahale ile bu olumsuzluktan kurtulmanın mümkün olduğunu belirtti. Uzmanlar, yemekten sonra dişlerin mutlaka fırçalanması, ayrıca çay ve kahve tüketiminin azaltılmasıyla Ramazan ayında ağız ve diş sağlığının korunabileceğini ifade etti.</p>
<p>Diş hekimi Burcu Çetinkaya, özellikle sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlarda, şeker hastalığı, böbrek yetmezliği (balık kokusu gibidir), karaciğer yetmezliği gibi sistemik durumlarda ağız kokusunun görülebileceğini söyledi. Açlık, diyet, ağız kuruması, oruçlu olmak ya da sıvı gıda eksikliklerinde vücuttaki yağ ve proteinin çözülmeye başladığını açıklayan Çetinkaya, “Bu metabolizmanın yan ürünleri kötü ağız kokusu olarak yansır. Diş çürükleri, diş eti iltihapları, ağız kokusunun önemli nedenlerindendir.” dedi.</p>
<p>Ağız içinde oluşacak herhangi bir enfeksiyonun bakteri üremesini artıracağı için daima ağız kokusuna neden olacağını vurgulayan Doktor Çetinkaya, diş ve diş eti hastalıklarının önemli ölçüde kötü koku yapacağını, ağız içindeki eskimiş köprü ve diş protezlerinin de zamanla gıda birikmesine yol açacağından kötü kokulara sebep olabileceğini ifade etti. Çetinkaya, bu durumlarda yenilenmesi gerekenlerin değiştirmesi, eksik olan dişlerin yerleri için gerekli tedavilerin de yaptırılması gerektiğini kaydetti.</p>
<p>YEMEKTEN SONRA DİŞLER MUTLAKA FIRÇALANMALI</p>
<p>Ramazan ayında uzun süreli aç kalınması nedeniyle ağız kokusunun yoğunlaştığını söyleyen Çetinkaya, bu tip şikâyetlerin ortaya çıkmaması için, oral dokuların kontrollerinin yapılması ve var olan etkenlerin uzaklaştırılması gerektiğini aktardı. Gece boyunca tükürük salgısının azaldığını ve ağzınızın içindeki yemek parçacıklarının uzun süre burada durduklarını belirten Çetinkaya, bu nedenle yemek yedikten sonra dişlerin ve dilin iyi bir şekilde fırçalanması, diş ipi veya ara yüz fırçaları kullanılarak dişler arasındaki bölgelerin temizlenmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>
<p>AĞIZ KOKUSU İÇİN MUCİZEVİ CÖZÜM…</p>
<p>Sağlıklı Beslenme Uzmanı Dr. Dilek Polat, kalp sağlığı açısından büyük önem taşıyan doymamış yağ asitlerini yüksek düzeyde içeren cevizin, kolesterol birikimini ve damar sertliğini önleyici etkisinin halk arasında artık daha iyi bilindiğini, bu nedenle damak zevkinin yanısıra ağız kokusu için de birçok insanın ceviz tüketmeye başladığını söyledi.</p>
<p>”Doğanın mucizelerinden” cevizin farklı kullanımının ise iyi bilinmediğini ifade eden Polat, yaş ve kuru ceviz kabuklarının basit işlemlerle çok etkili sonuçlar vereceğini kaydetti.</p>
<p>GÜÇLÜ VE CANLI SAÇLAR</p>
<p>Dr. Polat, saç dökülmesine ve saçlarının yeterince canlı olmadığını düşünenlere cevizin kuru ve yaş kabuğunu öneriyor. Polat, 20 tane cevizin sert kabuğunu 1 litre suda 10-15 dakika kaynatarak elde edilen suyun saç durulamasında kullanılması durumunda, saçların dökülmesinin son bulacağını belirtiyor.</p>
<p>Taze cevizin yeşil kabuğunun az suyla kaynatılması sonucu macun elde edileceğini anlatan Polat, bu macunun da saç maskesi olarak kullanılabileceğini kaydediyor.</p>
<p>DİNLENME, TİROİD, AĞIZ KOKUSU</p>
<p>Sağlıklı yaşamak ve beslenmek isteyenlerin mutfaklarından cevizi eksik etmemeleri gerektiğini ifade eden Dr. Polat, şu bilgileri verdi:</p>
<p>”8 tane cevizi bir bardak suda 2 gün bekletin. Günde iki ceviz olmak üzere tüketin ve cevizleri içinde beklettiğiniz suyu da için, 4 günlük kür sonunda ne kadar dinlenmiş hissettiğinize şaşıracaksınız.</p>
<p>Cevizin arasında bulunan perdeleri atmıyoruz. 25-30 kadar ceviz perdesini bir litre suda güneş görmeyen bir yerde bir hafta bekletiyoruz. Sabahları aç karnına her gün bir bardak tüketiyoruz, tiroid hastalarına çok yardımcı olacaktır.</p>
<p>Ceviz yaprağını suda kaynatıp biraz zeytinyağı ekleyin. bu karışımla düzenli gargara yapıldığında ağız kokusu sorunu da ortadan kalkacaktır.”</p>
<p>Günde birkaç ceviz tüketmenin sindirim sistemi hastalıkları, öksürük, göğüs ağrıları gibi birçok şikayeti azaltığına işaret eden Dr. Polat, pürüzsüz bir cilt isteyenlerin de yine ceviz kabuğu suyundan yararlanabileceklerini kaydetti.</p>
<p>TEMİZ BİR NEFES İÇİN</p>
<p>Ağız kokusunu test etmek için beyaz bir bezi dilinizin üzerine yerleştirin. 10 saniye bekleyin ve sonra koklayın.</p>
<p>Dişlerinizi düzenli fırçaladığınız halde ağzınızda koku var ya da test yaptığınız bez sarı renge mi dönüştü? Dilinizde çok fazla bakteri birikiyor olabilir. Bunun için her gün yumuşak bir bezle dilinizi temizleyin, Yine de istediğiniz sonucu alamıyorsanız o zaman bir iltihap söz konusu olabilir. Diş hekiminize başvurun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircindir.org/agiz-kokusunu-gidermenin-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bel Ağrısı Nasıl Geçer ? 5 Yolu</title>
		<link>http://www.mircindir.org/bel-agrisi-nasil-gecer-5-yolu.html</link>
		<comments>http://www.mircindir.org/bel-agrisi-nasil-gecer-5-yolu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 07:50:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Ağrısı Nasıl Geçer]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Ağrısı sebebleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircindir.org/?p=5583</guid>
		<description><![CDATA[Bel Ağrısı Nasıl Geçer ? 5 Yolu
Zaman geçtikce insanların bel ağrısı sıkıntıları da başlar.Genelde yaş ilerleyince yaşlılarda en çok görülen Bel ağrısı hakkında kısa kısa bilgileri size sunmak istiyoruz.
En sık görülen ağrı Sebepleri
1-Mekanik ağrılar
2-Radyoklopati (fıtıklara bağlı olana ağrılar),
3-Tümör gibi nedenlere bağlı ağrılar,
4-Travmaya bağlı ağrılar 
1-1 saat oturduksan sonra ON dakika kalkıp dolaşmalı değişik hareketler yapmalıdır.
2-Duruş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bel Ağrısı Nasıl Geçer ? 5 Yolu<br />
Zaman geçtikce insanların bel ağrısı sıkıntıları da başlar.Genelde yaş ilerleyince yaşlılarda en çok görülen Bel ağrısı hakkında kısa kısa bilgileri size sunmak istiyoruz.</p>
<p>En sık görülen ağrı Sebepleri<br />
1-Mekanik ağrılar<br />
2-Radyoklopati (fıtıklara bağlı olana ağrılar),<br />
3-Tümör gibi nedenlere bağlı ağrılar,<br />
4-Travmaya bağlı ağrılar </p>
<p>1-1 saat oturduksan sonra ON dakika kalkıp dolaşmalı değişik hareketler yapmalıdır.<br />
2-Duruş oturuş bozukluklarına dikkat edilmesi gerekiyor<br />
3-Bulunduğunuz ortamdaki hava koşullarına dikkat etmeniz gerekir. elektrik, klima gibi etkenlere maruz kalınmamalıdır.<br />
4-PC (bilgisayar) başındaki kişiler kalın mouse-pad kullanmalı dirseğini dayamadan dirsek dışarıda kalacak şekilde FARE(mouse) kullanması gerekir.<br />
5-Saatlerce bilgisayara bakmaması gerekir. Çünkü insan gözü bilgisayara baktığı zaman normal görüyorken bunu kamerayla bu kaydı yaptığınızda çeşitli dalgaları göreceksiniz. Bu gözlerin kasını da yorar. Görme bozukluklarına yol açar. Bilgisayarın radyasyon açısından da insan vücudun zararı vardır.Bu yüzden bilgisayardan mümkün olduğunca kaçmak gerekiyor.</p>
<p>Kaynak:Hürriyet </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircindir.org/bel-agrisi-nasil-gecer-5-yolu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kekemeligin problemi</title>
		<link>http://www.mircindir.org/kekemeligin-problemi.html</link>
		<comments>http://www.mircindir.org/kekemeligin-problemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 12:24:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[aile baskısı]]></category>
		<category><![CDATA[kekeme problemi]]></category>
		<category><![CDATA[kekeme problemi nasıl çözülür]]></category>
		<category><![CDATA[kekemelige son]]></category>
		<category><![CDATA[sert ögretmen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircindir.org/?p=5249</guid>
		<description><![CDATA[Yıllardır duygusal sorunlara, baskıcı aile , sert öğretmen tutumlarına bağlanan insanlarda kekelemeyle ilgili ilk kez bilim adamları gen bağlantısı keşfetti.
Bilim adamları, bazı kekeleme vakalarını açıklayabilecek genler tespit ettiklerini bildirdi.
Tıp dergisi New England Journal of Medicine’ın dünkü sayısında yayımlanan araştırmada, bazı kişilerde konuşma problemlerine neden olduğu görülen üç gende mutasyon oldugu  tespit edildiği kaydedildi.
Bazı ailelerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllardır duygusal sorunlara, baskıcı aile , sert öğretmen tutumlarına bağlanan insanlarda kekelemeyle ilgili ilk kez bilim adamları gen bağlantısı keşfetti.</p>
<p>Bilim adamları, bazı kekeleme vakalarını açıklayabilecek genler tespit ettiklerini bildirdi.</p>
<p>Tıp dergisi New England Journal of Medicine’ın dünkü sayısında yayımlanan araştırmada, bazı kişilerde konuşma problemlerine neden olduğu görülen üç gende mutasyon oldugu  tespit edildiği kaydedildi.</p>
<p>Bazı ailelerde kekeleme vakalarının görülmesiyle daha önce de bazı araştırmalarda gen bağlantısı gündeme getirilirken, ilk kez araştırmacılar sorunun nedeni olarak belirli genlerikeşfetti.</p>
<p>Çalışmanın sahiplerinden, kalıtım bilimci Dennis Drana, elde ettikleri sonuçların, kekemeliğin biyolojik bir sorun olduğundan şüphe duyanları ikna etmeye yardım etmesini ümit ettiğini kaydetti.</p>
<p>Araştırmada ayrıca, bir gün kekemeliğe yönelik enzim tedavisi uygulanabileceğine işaret edildi.</p>
<p>Nedeninin bilinmemesiyle birlikte stres, olumsuz ana baba tutumu, tedirginlik gibi unsurlara bağlanan kekemelikle ilgili ortaya konan gen bağlantısının, insanlara yüklenen suçlamaları da kaldırmasını bekleyen Drayna ve diğer uzmanlar, sıkıntı, tedirginlik ve stresin kekemeliği artırabileceğini ancak kekemeliğin nedeni olamayacağını belirtti.</p>
<p>Çalışmada uzmanlar, çoğu üyesi kekeleyen Pakistanlı aynı soydan gelen geniş bir aileyi inceledi ve 12. kromozomda bir mutasyon tespit etti. Uzmanlar aynı mutasyonu ve mutasyona uğramış 2 geni daha Pakistan, ABD ve İngiltere’den 400 kişide daha tespit etti. Kekelemeyenlerin oluşturduğu benzer bir grupta ise gönüllü bir Pakistanlı hariç, bu mutasyonlar tespit edilmedi.</p>
<p>Böylece kekeleme vakalarının yüzde 9′unda, 3 gen değişiminin neden olduğunu düşünen uzmanlar, kekelemeye yol açan diğer genleri tespit etmek için çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircindir.org/kekemeligin-problemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Astım Hastalıgı</title>
		<link>http://www.mircindir.org/astim-hastaligi.html</link>
		<comments>http://www.mircindir.org/astim-hastaligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 12:23:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[astım]]></category>
		<category><![CDATA[astım hastalıgı]]></category>
		<category><![CDATA[astım hastalıgının tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[astım için kullanılıcak ilaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[astım için ne yapılması gerekir]]></category>
		<category><![CDATA[astıma yol açan sebebler]]></category>
		<category><![CDATA[astımın özelligi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircindir.org/?p=5247</guid>
		<description><![CDATA[Astım, akciğerlere hava taşıyan hava yollarının yani bronşların aşırı duyarlı olması ve çevresel bir takım etkenlerle daralması şeklinde tanımlanabilecek, genellikle alerjik olan kronik bir hastalıktır.
 Bu hastalığın en belirgin özelliği hastanın nefes alıp verirken zorlanmasıdır.
Astımın sebepleri nelerdir? Astımın ortaya çıkmasında hem kalıtsal hem de çevresel etkenlerin rolü vardır. Burada kişinin genetik olarak allerjiye yatkınlığı söz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Astım, akciğerlere hava taşıyan hava yollarının yani bronşların aşırı duyarlı olması ve çevresel bir takım etkenlerle daralması şeklinde tanımlanabilecek, genellikle alerjik olan kronik bir hastalıktır.</p>
<p> Bu hastalığın en belirgin özelliği hastanın nefes alıp verirken zorlanmasıdır.</p>
<p>Astımın sebepleri nelerdir? Astımın ortaya çıkmasında hem kalıtsal hem de çevresel etkenlerin rolü vardır. Burada kişinin genetik olarak allerjiye yatkınlığı söz konusudur. Çevresel problemler hastalığı ortaya çıkarmakta ve astım krizlerine yol açmaktadır. Bu etkenlere “tetiği  ateşleyen faktörler” denilmektedir. Bunların içinde en önemlileri, bazı tüylü hayvanlar, solunum yolu enfeksiyonları, sigara dumanı, sisli-kirli hava, stres, ağır kokular, temizlik malzemeleri, stres ve soğuk-kuru havadır.</p>
<p>Astımın belirtileri nelerdir? Öksürük, hırıltı, göğüste sıkışma hissi gibi şikayetler, haftada bir kereden daha sık tekrarlıyorsa,  şikayetler, haftada bir kereden daha sık ortaya çıkıyorsa, şikayetler gece uykudan uyandırıyorsa, konuşmakta zorluk varsa, dudak ve tırnaklarda morarma varsa, yürümede zorluk varsa, kalpte çarpıntı, nabızda hızlanma varsa, soğuk algınlığı ile ortaya çıkan öksürükler kriz halinde, kuru öksürükler olarak 10 günden fazla sürüyor ve her üşütme göğse iniyorsa bunların dışında; nefes darlığı, göğüste tıkanıklık hissi ve hırıltı, nefes alıp verirken bir ıslık sesi hissedilmesi gibi belirtiler ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>Astım tanısı nasıl konur? Astım tanısı açısından en önemlisi, hastanın şikayetleri ve muayene bulgusunun dikkatli değerlendirilmesidir. Tanıda en önemli testler; solunum fonksiyon testleri ve allerjinin tespiti açısından alerji testleridir. Erken tanı önemlidir. Çünkü allerjik hastalar gerekli önlemler alınmadıkça ve gereken tedavi yapılmadıkça artış gösterebilir.</p>
<p>Astımın tedavisi nedir? Alerjik hastalıklar ve astımın mucizevi bir tedavi yöntemi yoktur. Çünkü bu hastalıklar genetik geçişlidir. Ancak erken tanı ve iyi bir tedavi ile tamamen kontrol altına alınabilen hastalıklardır. Tedavide en önemli olan, hasta-hekim ilişkisi ve hastanın, hastalığı hakkında bilgi sahibi olmasıdır. Tedavinin amacı, hastaya, şikayetlerinin olmadığı veya en az düzeyde olduğu bir yaşam sağlamaktır. Tedavi uzun sürelidir. Tedavide birinci basamak kişinin duyarlı olduğu allerjilerden uzaklaşması ve sakınmasıdır. Tedavinin ikinci basamağı ilaçlardır. Öncelikle solunum yolu ile alınan, sprey ve ya toz şeklindeki ilaçlar tercih edilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircindir.org/astim-hastaligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Soğuk ısırığı nedir</title>
		<link>http://www.mircindir.org/soguk-isirigi-nedir.html</link>
		<comments>http://www.mircindir.org/soguk-isirigi-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 16:08:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[Soğuk ısırığı]]></category>
		<category><![CDATA[Soğuk ısırığı nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircindir.org/?p=5122</guid>
		<description><![CDATA[Ülkemizin genelinde etkisini gösteren kar yağışı ve aşırı soğuklar, çeşitli rahatsızlıkları da beraberinde getiriyor. Kış mevsiminde dışarı çıktığımız zaman, şiddetli rüzgar ve düşük sıcaklıklar, soğuğun deri üzerindeki etkisini değiştiriyor ve aslında pek bilinmeyen ama ciddi bir rahatsızlık olan  soğuk ısırığına yol açıyor.
MD Dermatoloji’den Dr. Gökhan Gökler&#8217;in verdiği bilgilere göre, yaz mevsiminde, cildimiz güneşe uzun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizin genelinde etkisini gösteren kar yağışı ve aşırı soğuklar, çeşitli rahatsızlıkları da beraberinde getiriyor. Kış mevsiminde dışarı çıktığımız zaman, şiddetli rüzgar ve düşük sıcaklıklar, soğuğun deri üzerindeki etkisini değiştiriyor ve aslında pek bilinmeyen ama ciddi bir rahatsızlık olan  soğuk ısırığına yol açıyor.</p>
<p>MD Dermatoloji’den Dr. Gökhan Gökler&#8217;in verdiği bilgilere göre, yaz mevsiminde, cildimiz güneşe uzun süre maruz kaldığında güneş yanıkları oluştuğu gibi, kış mevsiminde de soğuk havaya maruz kalındığında cildinizde olumsuz etkiler oluşur. Özellikle havaların mevsim normallerinin altına indiği şu günlerde, cildimiz ve bedenimiz soğuğa karşı direnci iyice azalır. Çok soğuk bir yerden, sıcak bir alana girdiğiniz zaman, vücut ısı dengesini kaybeder. Tıpta nekroz-canlı maddelerin fiziksel ve kimyasal değişimi olarak bilinen bu rahatsızlık, halk arasında “soğuk ısırığı” olarak biliniyor.</p>
<p>Anestezi Etkisi Yaratıyor</p>
<p>Sıcak ortamdan çıkan birinin vücudu soğuk havayla temas edince temas bölgesine vücudun daha fazla kan pompalamaya başlamasıyla kızarır. Bu kızarıklık vücudun doğal bir refleksi olup, devam ettiği taktirde, derinin kendini koruyamaması ve deri tabakalarının ayrışmasıyla hızlanır. Adeta o bölgeye anestezi yapılmış gibi hissizleşmeye bırakır. Ardından da morarma ve su toplama şeklinde “nekroz” denilen olay gerçekleşir. Soğuk ısırığında, kişiler farklı bir ısı ortamına geçmeden, yüzlerinde veya uzuvlarında oluşan bu olayı fark etmeyebilir. Soğuk ısırığına karşı gerekli müdahale yapılmadığı takdirde ise kangren olup, doku ve organ kesilmesine kadar ciddi müdahaleler gerektirebilir. </p>
<p>Soğuk Isırığını Anlamak Zor</p>
<p>Soğuk ısırığı yüzeysel ve derin olmak üzere iki şekilde kendini gösterir. Yüzeysel soğuk ısırığı ciddiye alınmadığı kadar, derin olan büyük ölçüde doku ya da organ kaybına neden olabilir.  Özellikle soğuk havada spor yapanlar ya da sıcak banyodan çıktıktan sonra, soğuk havaya uzun süre maruz kalanlarda görülür. Soğuk ısırığının en büyük tehlikesi ise, bu rahatsızlıkla karşılaştığınızda daha sıcak bir ortama girmediğiniz sürece, anlamanızın zor olması. Soğuk ısırığına karşı gerekli müdahale yapılmadığı takdirde, kangren olup, doku ve organ kesilmesine kadar ciddi müdahaleler gerektirebilir. </p>
<p>Hangi Önlemleri Almalısınız?</p>
<p>Düşen sıcaklık ortalamalarıyla beraber, hayati tehlikeler oluşturabilecek bu durumun önüne önlem alarak geçebilirsiniz. El, ayak, burun ve kulakların soğuk ısırığının önlenmesi için bu bölgelerin aşırı soğuklarda korunması gerekir. Burun ve kulaklar atkı ve bereyle mutlaka korunmalıdır. </p>
<p>Uzun süre soğuğa maruz kalacağınız zamanlar, kan dolaşımınızı hareketlendirmek için  çeşitli hareketler yapılması yararlı olur. </p>
<p>Dar ayakkabı, eldiven ve bunun gibi kan dolaşımınızı etkileyen giysiler, soğuk ısırığını tetikler. Bunun yerine daha rahat ama sizi daha sıcak tutacak giysi ve ayakkabıları tercih edebilirsiniz.</p>
<p>Futbolcuların da Korkulu Rüyası </p>
<p>Soğuk ısırığı, mevsim normallerinin altında seyretmesiyle, futbol karşılaşmalarında da sık rastlanan bir rahatsızlık haline geldi. Uzun süre soğuk havaya maruz kalan kişilerde bu risk daha da artar.  Sıcak havadan bir anda soğuk bir ortama giderek ve uzun süre soğuk havayla temas edince futbolcular içinde kaçınılmaz bir rahatsızlık haline geliyor. Bu rahatsızlıktan etkilenmemeleri için futbolcular, maça çıkmadan bir süre, aşırı soğuk ve sıcak olmayan, ortalama sıcaklıkta bir yerde 45 dakika kadar ısınma hareketleri yapmalılar. Böylece soğuktan etkilenmeyi minimuma indirebilirler.</p>
<p>leyditurk</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircindir.org/soguk-isirigi-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çağın internet hastalıkları</title>
		<link>http://www.mircindir.org/cagin-internet-hastaliklari.html</link>
		<comments>http://www.mircindir.org/cagin-internet-hastaliklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 16:07:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[Çağın internet hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Çağın internet hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircindir.org/?p=5120</guid>
		<description><![CDATA[İnternet kullanımıyla ilgili araştırmaları bir araya getiren Fransız Le Nouvel Observateur Dergisi, sanal âlemin kullanımında aşırıya kaçılmasıyla oluşan ya da artan hastalıkları sıraladı.
İnternet kullanımıyla ilgili araştırmaları bir araya getiren Fransız Le Nouvel Observateur Dergisi, sanal âlemin kullanımında aşırıya kaçılmasıyla oluşan ya da artan hastalıkları sıraladı. İşte kontrol edilmediği takdirde ağır sonuçlar yaratabilecek internet hastalıkları:
1- Hastalık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnternet kullanımıyla ilgili araştırmaları bir araya getiren Fransız Le Nouvel Observateur Dergisi, sanal âlemin kullanımında aşırıya kaçılmasıyla oluşan ya da artan hastalıkları sıraladı.</p>
<p>İnternet kullanımıyla ilgili araştırmaları bir araya getiren Fransız Le Nouvel Observateur Dergisi, sanal âlemin kullanımında aşırıya kaçılmasıyla oluşan ya da artan hastalıkları sıraladı. İşte kontrol edilmediği takdirde ağır sonuçlar yaratabilecek internet hastalıkları:</p>
<p>1- Hastalık hastası: Vücudunda hissettiği en ufak ağrıda Google&#8217;a başvuranlar. Domuz gribi hızla yayılan hastalıklarla ilgili her türlü gelişmeyi anında takip eder, sürekli sağlık forumlarını okurlar.</p>
<p>2- Google Earth ve lokasyon bağımlılığı: Bazıları internetten cep telefonlarına yükledikleri &#8220;yer gösteren&#8221; sistemler sayesinde başkalarını adım adım takip edebiliyor ve nerede olduklarını görebiliyorlar. Kimi bu durumu abartıp beğendiği kişiyi takibe alıp onun gittiği barlara uğruyor ya da Google Earth&#8217;den platonik aşkının evini gözleyebiliyor.</p>
<p>3- İnternet hiperakitivitesi: 23 saniyeden fazla bir konu üzerinde konsantre olamıyor. Sürekli e-mailerine yanıt veriyor, Facebook&#8217;a giriyor, msn&#8217;den chat yapıyor, Youtube&#8217;dan video izliyor, Deezer gibi müzik sitelerinden kendine playlist yapıyor, aklına gelen her şeyi, yediğini-içtiğini Twitter&#8217;da yazıyor. Her zaman çok yoğun, bilgisayar başında ve bir anda binlerce şey düşünüp çok az şey yapıyor.</p>
<p>4- Saplantılılar: I-Tunes&#8217;da sitesinde albümlerini sıralamayı veya Flickr&#8217;da fotoğraflarını düzenlemeyi severler&#8230; Akşam yemeklerinde, karşılarındakilerin sözünü kesip Wikipedia&#8217;dan bakarak söyleneni teyit etmeye çalışırlar. Zamanlarını Wikipedia&#8217;nın yazılarını düzeltmekle de geçirirler.</p>
<p>5- İnternet şizofreni: Her bir çöpçatan sitesinde kızların ilgisini çekmek için yaklaşık 20 profile sahip olanlar: romantik, komik, atılgan, utangaç. Bazen kişiliklerini karıştırır ve hakarete uğrarlar.</p>
<p>6- Google paranoyası: Bu tipler mesela 11 Eylül&#8217;e inanmıyor, suikast sonucu ölen ABD Başkanı John F. Kennedy&#8217;nin yaşadığını ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy&#8217;nin deterjan reklamında oynadığını düşünüyor&#8230; Kendisi komplo teorilerinin gerçek bir uzmanı ama asıl uzmanlık alanı Facebook. Sitede arkadaşlığını kabul etmeyen insanları listeliyor. İnsanların kendisi hakkında kötü şeyler söylemediğinden emin olmak için durmadan kendi adını Google&#8217;dan yazarak araştırma yapıyor.</p>
<p>Gazete Habertürk</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircindir.org/cagin-internet-hastaliklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hızlı Kilo Verdiren Diyet Kuralları</title>
		<link>http://www.mircindir.org/hizli-kilo-verdiren-diyet-kurallari.html</link>
		<comments>http://www.mircindir.org/hizli-kilo-verdiren-diyet-kurallari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 10:49:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[Hızlı Kilo Verdiren Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Hızlı Kilo Verdiren Diyet Kurallar]]></category>
		<category><![CDATA[Hızlı Kilo Verdiren Diyet Kuralları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircindir.org/?p=5087</guid>
		<description><![CDATA[İşte uzmanların önerdiği, ünlü isimlerin hızlı kilo vermelerini sağlayan püf noktaları..
- Karbonhidratlar ile yağlı gıdaları karıştırmayın.
- Yarım saat yürüyün ve 5-10 dakika ağırlık çalışın.
- Mutlaka kahvaltı edin.
- Fındık yiyin ancak fazla kaçırmayın.
- Regl döneminden 2 hafta önce egzersiz yapmaya başlayın.
- Stresi hayatınızdan uzak tutarak daha az tatlı yiyin.
- Proteinli gıdalar tüketin.
- Zayıflığına dikkat eden kişilerle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İşte uzmanların önerdiği, ünlü isimlerin hızlı kilo vermelerini sağlayan püf noktaları..</p>
<p>- Karbonhidratlar ile yağlı gıdaları karıştırmayın.<br />
- Yarım saat yürüyün ve 5-10 dakika ağırlık çalışın.<br />
- Mutlaka kahvaltı edin.<br />
- Fındık yiyin ancak fazla kaçırmayın.<br />
- Regl döneminden 2 hafta önce egzersiz yapmaya başlayın.<br />
- Stresi hayatınızdan uzak tutarak daha az tatlı yiyin.<br />
- Proteinli gıdalar tüketin.<br />
- Zayıflığına dikkat eden kişilerle arkadaşlık edin.<br />
- Bol bol ağırlık kaldırın<br />
- Diyet yapmayan arkadaşlarınızla yemek yiyecekseniz programınıza sadık kalarak ilk siz sipariş verin.<br />
- Dengeli ve düzenli beslenin.<br />
- Uzun süre diyet içecek tüketmek kilo aldırabiliyor. Bu nedenle tüketmeyin.<br />
- Kendinize güvenin, metabolizmanız hızlı çalışsın.<br />
- Düzenli uyuyun.<br />
- Tabağınızdakilerin 1/4&#8242;ünü bitirdikten sonra 20 dakika ara verin. &#8211; Bol su için.<br />
- Diyetinize uygun yiyecekleri seçin, içindekileri dikkatli okuyun.<br />
- Günde iki kez yağ oranı düşük süt ve süt ürünleri tüketin.<br />
- Diyet yaparken sert, çiğnenmesi zor besinleri tercih edin.<br />
- Yemekten önce sirke için.<br />
- Yiyecekler ayırmayın.<br />
- Greyfurtun kokusu göbek çevresi yağın yakılmasını hızlandırıyor. Greyfurt koklayın.<br />
- Yemek yememek için kendinizi oyalayın. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircindir.org/hizli-kilo-verdiren-diyet-kurallari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göbeğinizden Kurtulmanın 9 Yolu</title>
		<link>http://www.mircindir.org/gobeginizden-kurtulmanin-9-yolu.html</link>
		<comments>http://www.mircindir.org/gobeginizden-kurtulmanin-9-yolu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 10:48:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[Göbeğinizden Kurtulmak]]></category>
		<category><![CDATA[Göbeğinizden Kurtulmanın 9 Yolu]]></category>
		<category><![CDATA[Göbeğinizden Kurtulmanın yolları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircindir.org/?p=5085</guid>
		<description><![CDATA[Bugünlerde hem kadınların hem de erkeklerin en büyük sorunu kiloları. Özellikle göbek hem kadın da hem de erkekte başlıca problemdir. 
Düz karın için 9 öneri..
Yiyecekler
Fasulye, nohut, mercimek gibi gıdalar ile kiraz, çilek, vişne gibi küçük meyveler en iyi yiyeceklerdir. Kuru fasulye, böğürtlen, kuru kayısı, kış meyvelerinin taze sıkılmış suları kilo vermede en etkili yiyecekler olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugünlerde hem kadınların hem de erkeklerin en büyük sorunu kiloları. Özellikle göbek hem kadın da hem de erkekte başlıca problemdir. </p>
<p>Düz karın için 9 öneri..</p>
<p>Yiyecekler<br />
Fasulye, nohut, mercimek gibi gıdalar ile kiraz, çilek, vişne gibi küçük meyveler en iyi yiyeceklerdir. Kuru fasulye, böğürtlen, kuru kayısı, kış meyvelerinin taze sıkılmış suları kilo vermede en etkili yiyecekler olarak sıralanıyor. Bu yiyecekler sizin tok hissetmenizi sağladığı için kilo vermenize yardımcı olur. Bunlardan günde 25 ila 35 gr kadar tüketmeniz gerekir. Hiç yememek ise doğru değildir.</p>
<p>İçecekler<br />
Buzlu soğuk su en iyi içecek. Kalorisizdir, midenizde doygunluk hissine neden olur ve daha az yersiniz. Kan basıncınızın ve adet öncesi dönemi rahat atlatmanızı da sağlar. Buzlu su içtiğinizde vücudunuz ısınmak için ekstra kalori harcadığı da aklınızın bir kenarında bulunsun. Zayıflamak için alkolden uzak durun. Likör ve bira kandaki kortisol seviyesini yükseltir ve yağların göbek çevresinde toplanmasına neden olur.</p>
<p>Vitaminler<br />
Kalsiyum kemiklerinizi koruyarak omurgada çatlaklara neden olan osteoporozu engeller. Bu sistem çöktüğünde göbek dışarı fırlar. Eğer 50 yaş civarında veya daha yaşlı bir kadınsanız günde bin 500 mg kalsiyum alın. 50 yaş altındaki erkek ve kadınlar için günde bin mg kalsiyum almaları öneriliyor. Göbek veya bel çevresinden zayıflamak için zayıflama ilaçları kullanmayın. Bu cezbedici ilaçlar egzersiz veya doğru beslenme desteği olmadan hiçbir işe yaramaz.</p>
<p>Jimnastik hareketleri<br />
Yere eğimli sabit egzersiz bandı &#8216;Decline Bench&#8217; jimnastik aletleri içinde en iyisi. Yer çekimi nedeniyle vücudunuzun üst kısmı altından daha ağırdır. Ayarlanabilir aletle birçok zor hareket yapılabiliyor. Egzersiz aletini minimum 30 derece yere eğimli olacak şekilde kurun. Aletin oturma yerine oturun ve ayaklarınızı ayağınızı tutması için yapılan yere koyun. Yavaşça aletin üzerine doğru uzanın ve ellerinizi başınızın altına koyarak yavaş yavaş doğrulmaya çalışın. Hareketleri sürekli tekrarlayın.</p>
<p>Bisiklet en kötüsü<br />
Bel çevresi için en iyi sporlar Kickbox, raket oyunları, squash, krol crawl yüzme ve tek başınıza tenis olarak belirtiliyor. Bunun yanında herhangi bir aerobik egzersizi de göbek çevresindeki yağları eritir. Tüm bu sporlar bir saatte 475 kaloriden daha fazla yakmanızı sağlar. Bisiklet sürmek bel inceltme için en kötü spordur. Bu basenler içindir. Bu kaslar tüm vücutla bağlantılı değildir.</p>
<p>Ev aletleri<br />
En iyisi egzersiz topuyla hareket etmektir. Egzersiz topuyla vücudunuzu eğin, bükün. Eğer sırt ağrısı sorunlarınız varsa egzersiz topundan uzak durun.</p>
<p>Alışkanlıklar<br />
En iyi alışkanlık dik yürümek ve oturmak. Kendinizi koyuvermiş gibi yürümeniz göbeğinizin öne çıkmasına neden olur. Zaman zaman göbeğinizi içinize çekip bırakmanız da belinizin incelmesine yardımcı olur. Sigara içmek veya pasif içicilik en kötü alışkanlıklardan biri. Düzenli içicilerin bel çevresi dumanı içlerine çektikleri ve üfledikleri için daha kalındır.</p>
<p>Göbek şişkinliğini azaltan öneriler<br />
- Su için.<br />
- Cipsten vazgeçin.<br />
- Fazla tuzlu gıdalar tüketmeyin.<br />
- Sakız çiğnemek fazla hava yutmanıza neden olur, bu sebeple fazla çiğnemeyin.<br />
- Sindirim sorunu yaşıyorsanız bir veya iki fincan kahve lavaboya gitmenizi sağlayabilir.</p>
<p>Zayıflatan kıyafetler<br />
Vücut şekillendirici kıyafetler giyin. Bel çevresi için üretilen &#8216;Lycia&#8217; içeren kıyafetlerden edinin. Fazla kiloluysanız kıyafetler sıkabilir veya yağlar taşabilir. Bu nedenle üzerinize göre olanları tercih edin.</p>
<p>ANKARA (İHA) </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircindir.org/gobeginizden-kurtulmanin-9-yolu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zayıflatan Beş Özel Yiyecek</title>
		<link>http://www.mircindir.org/zayiflatan-bes-ozel-yiyecek.html</link>
		<comments>http://www.mircindir.org/zayiflatan-bes-ozel-yiyecek.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 10:46:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflatan Beş Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflatan Beş Özel Yiyecek]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflatan Beş Özel Yiyecekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircindir.org/?p=5083</guid>
		<description><![CDATA[Yağ oranı düşük birçok moda diyetler zayıflatma vadededer. İki ya da üç hafta moda olan diyeti yaptıktan sonra hemen zayıflayacağınızı ya da böyle kalacağınızı düşünüyorsanız oldukça iyimsersiniz. Bu tür bir programda ilk iki haftayı takip eden diğer haftalarda da zayıflamaya devam edersiniz ancak size birşeyler olmaya başlar. Kendinizi tembel, uyuşuk hissedersiniz, diyetinizde olmayan yiyecekleri tüketme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yağ oranı düşük birçok moda diyetler zayıflatma vadededer. İki ya da üç hafta moda olan diyeti yaptıktan sonra hemen zayıflayacağınızı ya da böyle kalacağınızı düşünüyorsanız oldukça iyimsersiniz. Bu tür bir programda ilk iki haftayı takip eden diğer haftalarda da zayıflamaya devam edersiniz ancak size birşeyler olmaya başlar. Kendinizi tembel, uyuşuk hissedersiniz, diyetinizde olmayan yiyecekleri tüketme isteği duyarsınız ya da daha iyimser bir deyişle midenizin büzüldüğünü, umutsuzluğa kapıldığınızı ve diyet kurallarına hapsolduğunuzu düşünebilirsiniz.</p>
<p>Kilolu olduğunu düşünerek diyet yapmak oldukça zordur. Çoğu diyet yiyecekleri kilo vermeyi sağlayabilir ancak metabolizmanız normal besinlere de ihtiyaç duyar. İşte önerilen 5 yiyecek metabolizmanızın işleyişini bozmadan, vücudunuzun enerji kullanma yeteneğini artırarak sağlıklı kiloda olmanızı sağlar.</p>
<p>1. Bozanın da Hammaddesi Akdarı: Tüm tahıllar yararlıdır ancak akdarı olarak bilinen tahıl daha yararlıdır. Protein, lif, B complex vitamin içerir ve kolayca sindirilir.</p>
<p>2. Kuşkonmaz: Zayıflarken klorofil bakımından zengin kuşkonmaz gibi gıdalar tüketmeniz önerilir. Kuşkonmaz folikasit, A, C, K vitaminleri bakımından zengindir ve lif kaynağıdır. Ayrıca, inulin (insülin ile karıştırılmamalıdır) olarak bilinen büyük bağırsaktaki yararlı bakteri oluşumunu destekleyen bir karbonhidrat da içerir.</p>
<p>3. Nar: Zayıflarken nar gibi taze meyve tüketimine de önem verilmesi gerekir. Nar, kanserden korur ve antioksidan özelliği ile oldukça yararlı bir meyvedir. Nar yemek ya da nar suyu içmek yararlı olabilir ancak çok fazla nar suyu tüketmemeye dikkat edin. Meyvelerin daha yararlı olması için sadece suyunu tüketmek yerine lif özelliğinden de yararlanmanız için yemeniz önerilir. </p>
<p>4. Çam fıstığı: çam fıstığı çam ağaçlarında bulunan ve yenilebilen önemli bir kuruyemiştir. Genellikle dolmalarda kullanılan çam fıstığı mide, ince ve kalınbarsakları korurur. Çam fıstığı yağı da sindirime yardımcıdır. Çam fıstığı ve bu tür kuruyemişler zayıflarken iştahınızı dengeleyen ve metabolizmanızı canlandıran yiyeceklerdir. </p>
<p>5. Yeşil çay: Kahveye ve kafein içeren diğer içeceklere harika bir alternatif. Çok az kafein ile yararlı antioksidan içerir.</p>
<p>Sağlıklı bir diyet tavuk göğsü, mercimek gibi tahıllar, meyve ve sebzeler gibi yağsız proteinlerde içerebilir. Moda diyetler kısa sürede büyük oranda zayıflatma vadetselerde, kısa bir süre sonra kilo alacağınızı da belirtmeleri gerekir.</p>
<p>İhtiyacınıza göre yukarıdaki besinlerden günlük öğünlerinizde azar azar tüketin. Şişmanlatan yiyeceklerden uzak durun, yavaş yavaş çiğneyin ve diyet planınıza bu yiyecekleri mutlaka dahil edin. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircindir.org/zayiflatan-bes-ozel-yiyecek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En Etkili Doğum Kontrol İlacı</title>
		<link>http://www.mircindir.org/en-etkili-dogum-kontrol-ilaci.html</link>
		<comments>http://www.mircindir.org/en-etkili-dogum-kontrol-ilaci.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 10:44:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[En Etkili Doğum Kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[En Etkili Doğum Kontrol İlacı]]></category>
		<category><![CDATA[En Etkili Doğum Kontrol İlacı hangisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircindir.org/?p=5081</guid>
		<description><![CDATA[Amerikalı bilim adamları, cinsel ilişkiden tam 5 gün sonra bile alınsa istenmeyen gebeliği önleyen doğum kontrol hapı üretti.
HRA Pharma adlı firma tarafından EllaOne adıyla üretilen doğum kontrol hapı tam bin 241 kadın üzerinde denendi. Cinsel ilişkiye giren kadınların yüzde 97,9&#8242;u bu hapı kullandığı için hamile kalmadı.
Amerika&#8217;da piyasaya sürülen doğum kontrol hapının Avrupa&#8217;da satışa sunulacağı ilk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Amerikalı bilim adamları, cinsel ilişkiden tam 5 gün sonra bile alınsa istenmeyen gebeliği önleyen doğum kontrol hapı üretti.</p>
<p>HRA Pharma adlı firma tarafından EllaOne adıyla üretilen doğum kontrol hapı tam bin 241 kadın üzerinde denendi. Cinsel ilişkiye giren kadınların yüzde 97,9&#8242;u bu hapı kullandığı için hamile kalmadı.</p>
<p>Amerika&#8217;da piyasaya sürülen doğum kontrol hapının Avrupa&#8217;da satışa sunulacağı ilk ülke ise Almanya olacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircindir.org/en-etkili-dogum-kontrol-ilaci.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
