‘internet’ olarak etiketlenmiş yazılar


İnternetin kökten değişimi

Pazartesi, 02 Kasım 2009

Sizlere daha önce duyurduğumuz gibi: İnternete Türkçe karakterler geliyor! Bununla birlikte, internet alan adlarında ulusal dillerin kullanılmasının önü açıldıktan sonra yapılan spekülasyonun sonu gelmiyor.

Yeni internet alan adlarının interneti nasıl etkileyeceği ve değiştireceği tartışılıyor. Daha önce yaptığımız haberde belirttiğimiz üzere internet Latin alfabesinin tekelinden çıkıyor. Kiril alfabesi ve Arap alfabesi gibi çok farklı karakterlere sahip alan adları alınması mümkün oluyor.

Bu imkanın beraberinde getirdiği endişe, sitelerin yerel diller için tasarlanması ve internetin yerel erişime açık, küçük bölgelere bölünmesi. Bu yüzden bilgiye küresel erişimde güçlük çıkması. Gerçekten de bir kullanıcının yabancı alfabede bir alan adı yazması için çok basit ama pratik sorunlar mevcut. En basiti klavyeler, hangi tuşun hangisine denk geldiğini kestirmek.

Rusça, Çince, Arapça ve dahası…

Büyük olasılıkla farklı alfabelere ferilen bu izinden sonra birileri, mesela Google, bu alan adlarını tekrar Latin alfabesine çevirecek bir hizmet sunacaktır. Zaten Google farklı alfabelerde arama yapma özelliği kazandı. Elbette ICANN’in alan adlarıyla ilgili kararını, Google’ın bu arama desteğinin oturmasından sonra alması da ilginç bir tesadüf.

Bu değişiklik internet tarihindeki en büyük teknik değişimlerden birisi. Oldukça da zor ve büyük bir girişim ancak alınan önlemler oldukça kapsamlı görünüyor. Rusça, Çince, Arapça ve diğer ASCII dışında kalan diller, kendi alan adlarını görüntüleyebilecek. İnternetin 40. yaşında gelen bu değişim dünya üzerinde internet erişiminin bölünmesine değil, daha da yaygınlaşmasına yardımcı olacak.

Yerel küçük işletmelerin ve yazılım firmalarının, çeşitli girişimlerin bu değişimden büyük fayda sağlaması bekleniyor. Online ticarette, yerel hizmet sunan ve uluslar arası .com soyadı alınmış alan adlarını satın alamayan girişimciler, yerli isimlerle alan adı alarak atılım yapabilecek. 1.6 milyar internet kullanıcının yarısından fazlası Latince karakter kullanmıyor. Elbette bunda Rus ve Çin internet kullanıcılarının artan sayısı büyük rol oynuyor.

Sistemin önemli noktalarından birisi kullanılan dillerin bir ülkenin resmi dili olmasını, hukuki statüsü olması ve idari olarak kullanılması gerekiyor.

İyi ki varsın İnternet

Salı, 27 Ekim 2009

İnternet, tam olarak 40 yıl önce, Kaliforniya Üniversitesi’nde iki bilgisayarın Len Kleinrock ve ekibi tarafından birbirine bağlanmasıyla doğmuş oldu.

İnternet, 60′lı yıllarda Amerikan savunma bakanlığının isteği üzerine, olası felaket senaryolarının ardından dahi işlevselliğini koruyabilecek bir iletişim sistemi yaratmak amacı ile ARPANET adı altında başlatılan askeri bir projeydi.

UCLA ve Stanford Araştırma Enstitüsü arasındaki bağlantının sağlanması için bir buçuk ay daha geçmesi gerekti. 29 Ekim 1969′daki ilk deneme sırasında kurulan ağ “logon” kelimesinin ilk iki harfi aktarıldıktan sonra çöktü.

Kısa süre içerisinde ağa Utah Üniversitesi ve UC Santa Barbara da katıldı.

Bugün milyarlarca insanı birbirine bağlayan, birlikte getirdiği yeni sorunlar kadar sağladığı kolaylıklar da büyük olan internet, hayatımızın ‘vazgeçilmez’i oldu.

Associated Press’in hazırladığı internetin gelişimindeki önemli kilometre taşları ise şu şekilde:

1972: Ray Tomlinson ağ üzerinden ilk e-posta iletisini gönderdi ve “@” sembolü kullanıma girmiş oldu.
1973: İngiltere ve Norveç’te iki uluslararası erişim noktası kuruldu.
1983: “.com” ve “.gov” gibi uzantıları içeren ilk alan adı uygulaması kullanılmaya başlandı.
1988: İnternetin ilk kurtçuk (worm) saldırısı gerçekleşti ve binlerce bilgisayar bu saldırıdan etkilendi.
1994: İlk ticari internet tarayıcısı olan Netscape duyuruldu ve bir yıl sonra da Amazon ilk çevrimiçi mağazasını açtı.
1999: Napster müzik pazarını yeniden şekillendirdi.
2000: Gerçekleşen büyük dot-com krizi internet sitelerinin para kazanma yöntemlerinin değişmesine neden oldu.
2002: Dünyadaki internet kullanıcısı sayısı 500 milyonu geçti.
2004: Mark Zuckerberg, Harvard Üniversitesinde öğrenciyken Facebook’u kurdu.
2005: İlk video paylaşım sitesi olan Youtube hayatımıza girdi.
2006: Dünyadaki internet kullanıcısı sayısı 1 milyarı aştı.
2008: Dünyadaki internet kullanıcısı sayısı 1.5 milyarı geçti. Çin’deki internet kullanıcısı sayısı 250 milyonu geçerek birinci sırada olan Amerika’yı ikinci sıraya geriletti.
2009: Seattle Post-Intelligencer tamamen internet üzerinden yayın yapan ilk gazete oldu.

İnternette sınıfta kaldık

Salı, 20 Ekim 2009

Cisco sponsorluğunda, Oxford Üniversitesi Said İşletme Okulundan MBA öğrencileri ile Oviedo Üniversitesi Uygulamalı Ekonomi Bölümü tarafından gerçekleştirilen “2009 Geniş bant Kalite Araştırması”nda Türkiye, geniş bant bağlantı kalitesi ve penetrasyon oranı bakımında 66 ülke arasında 42’inci sırada yer aldı.

Cisco’dan yapılan yazılı açıklamada yer verilen ve küresel çapta ikinci kez yapılan araştırmaya, bu yıl 24 ülke daha eklenirken 240’ı aşkın ilde geniş bant kalitesi ölçüldü.

Araştırma sonuçlarına göre, 66 ülkenin 62’sinde geniş bant bağlantı kalitesi, geçtiğimiz yıla oranla yükseldi.

İndirme (download) hızı, yüzde 49 oranında artarak 4.75 Mbps’ye yükselirken, yükleme (upload) hızı, yüzde 69 artarak ortalama 1.3 Mbps’ye yükseldi. Geniş bant internette gecikme hızı, yüzde 21 oranında düşerek 170 milisaniyeye geriledi.

Güney Kore, geniş bant liderliği tablosunda 138.6 puanla en üstte yer alırken, Japonya 115.3 puanla ikinci, Hong Kong 111 puanla üçüncü oldu. İsveç, İsviçre, Hollanda, Singapur, Lüksemburg, Danimarka ve Norveç, listede ilk 10’daki diğer ülkeler olarak sıralandı.

2009 yılında geniş bant kalitesini yüzde 72 oranında yükselten Güney Kore, yüksek penetrasyonla birlikte Japonya’dan liderliği aldı. Aynı dönemde geniş bant kalitesi yüzde 38 oranında artan İsveç, Avrupa’daki en yüksek geniş bant kalitesiyle, ilk 10’da Güney Kore ve Japonya’yı yakalarken, nüfusu yoğun iller ve kırsal bölgelerde gözlenen geniş bant kalite farkını en hızlı kapatan ülke oldu.

Türkiye, geniş bant bağlantı kalitesi ve penetrasyon oranı bakımından geniş bant liderliğinde 66 ülke arasında 42’inci sırada yer aldı.

ŞEHİR MERKEZİ İLE KIRSAL KESİM KALİTE FARKI

39 ülkenin, standart çözünürlükteki web tv seyretmek, dosya paylaşımı veya düşük çözünürlüklü video iletişim araçlarını kullanmak için yeterli geniş bant kalitesine sahip olduğuna yer veren araştırmaya göre, Güney Kore, Japonya, İsveç, Litvanya, Bulgaristan, Letonya, Hollanda, Danimarka ve Romanya’da yüksek çözünürlüklü internet TV veya 3-5 sene içinde hayata geçmesi planlanan video iletişim araçları gibi gelecek nesil web uygulamalarına yetecek seviyede bağlantı kalitesi bulunuyor.

Geçen yıl içinde geniş bant kalitesini en fazla artıran ülke yüzde 72 ile Güney Kore olurken, Bulgaristan yüzde 56 ile ikinci, Litvanya yüzde 55 ile üçüncü, İsveç yüzde 38 ile dördüncü ve Romanya yüzde 34 ile beşinci oldu. Ülkelerin büyük çoğunluğunda şehir merkezleri ile kırsal kesimlerde kalite bakımından farklar olduğu gözlenirken, Litvanya, Rusya ve Letonya, dijital kalitede en büyük farkların gözlendiği ülkeler oldu.

İsveç, Birleşik Arap Emirlikleri ve İzlanda’da şehir merkezleri ile diğer bölgeler arasındaki kalite farkının çok daha düşük seviyelerde olduğu belirlendi.

Büyük şehirler dışında, en yüksek kalitede bağlantı olanağı tanıyan ülkeler ise Japonya, Kore ve İsveç olarak sıralandı.

haber3

Okullarda internet daha güvenli

Salı, 06 Ekim 2009

Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Akın, yaptığı açıklamada, sektöründe 14 yıllık deneyimiyle, dünyada 11 ülkede, Türkiye’de 81 ilde 2 bini aşkın çözüm ortağına sahip olduklarını söyledi.

Bilgisayarların okullarda da hızla yaygınlaştığını, neredeyse bilgisayarı olmayan okul kalmadığını, pek çok okulda da bilgisayar laboratuvarları oluşturulduğunu anlatan Akın, “Bilgisayar doğru kullanıldığında güçlü bir eğitim aracıdır. Ebeveynler olarak bizlere düşen görev çocuğumuza bilgisayarı nasıl kullanması gerektiğini öğretmektir” dedi. (daha fazla…)