Tamamen Türkçe olan mIRC’imizi tüm antivirüs programlarından geçirip hizmetinize sunduk.Bu yüzden mIRC’imizi Caferlerde,evinizde,iş yerinizde gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz.![]()

Tamamen Türkçe olan mIRC’imizi tüm antivirüs programlarından geçirip hizmetinize sunduk.Bu yüzden mIRC’imizi Caferlerde,evinizde,iş yerinizde gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz.![]()

Windows 7′nin perakende fiyatının pek de çekici olmadığı dikkatinizi çekmiştir. Yeni bir bilgisayar aldığınızda ise Windows 7′nin maliyeti pek konuşulmuyor.
Masaüstü PC’lerde 1000 dolar üstü sistemlerde biraz dikkat çekse de, ucuz netbooklarda hiç fark edilmiyor. Peki neden böyle? Piyasa analizcilerine göre Microsoft kullanıcıları mevcut sistemlerini güncellemekten ziyade yeni bir bilgisayar almaya yönlendiriyor. Intel ile uzun süreli ortak çalışmaları olan Microsoft’un, bu stratejiyle donanım piyasasına da hız vermeye çalıştığı düşünülüyor.
Peki gerçekten bu durum böyleyse, sadece donanım pazarındaki ortaklarına mı yarıyor? Hayır, her yeni Windows sürümünde kullanıcıların beklentileri artıyor. Bu beklentileri karşılamak için eklenen özellikler ve yeni müşteri çekmek için gereken göz alıcı grafikler de sistem kaynaklarına yükleniyor.
“Yeni PC alın!”
Bütün bu özellikleri sunan yeni Windows sürümleri daha fazla sistem ihtiyacına sahip. Bu yüzden kullanıcıların olan sistemlerine yeni işletim sistemi almasından ziyade, yeni bilgisayar alması uzun vadede Microsoft’un yararına. Kullanıcı yeni bir bilgisayar aldığında, aşağı yukarı bir sonraki Windows sürümüne de geçebilecek donanıma sahip oluyor.
Yeni bir bilgisayar kullanıcı için ucuz işletim sistemi ve daha verimli çalışma imkanı sunarken, Microsoft için daha güçlü işletim sistemi yapma ve sistem kaynaklarını yükseltme imkanı tanıyor. Elbette Windows Vista’daki gibi kantarın topuzu kaçmadıkça.
Elbette bütün bunlar bilişim uzmanları ve analizcileri arasında konuşulan teoriler. Microsoft’un fiyatlandırma politikasının gerçek sebeplerini, Microsoft’un muhasebecileri bilir.
Birçok bankanın yanı sıra Bankalararası Kart Merkezi (BKM’nin bilgilerinin yer aldığı merkez, deprem, sel gibi tabii afetlerin yaşandığı, sisteme saldırıların olduğu anlarda bilgi kaybını en aza indirerek hizmet sürekliliğini sağlıyor.
IBM, artan talepler doğrultusunda, İzmir’de, gelişmiş veri merkezi yeteneklerine ve işyeri kurtarma teknolojisine sahip yeni bir Olağanüstü Durum Merkezi açtı. Şirketlerin kritik bilgilerini korumak, olağanüstü durum halinde kurtarmak ve kesintisiz hizmet sunmak amacıyla tasarlanan yeni merkez, IBM’in 1995 yılından bu yana hizmet verdiği İzmir’deki mevcut Olağanüstü Durum Merkezi’nin yerini aldı. Yeni merkezin sahip olduğu teknolojiler, güvenilirlik ve yüksek performansın yanı sıra, enerji verimliliği de sağlıyor.
Olağanüstü Durum Merkezi; IBM’in, “çevreci” yaklaşımla yenilemek ve optimize etmek hedefiyle dünya çapında yatırım yaptığı 13 merkez arasında yer alıyor. Merkez, şirketlerin, işlerini olağanüstü durumlar dahil her koşulda kesintisiz olarak yürütebilmesine imkan veren, kendileri için özel tasarlanmış iş sürekliliği ve esnekliği hizmetleri sunuyor. Merkez, şirketlere, sadece değerli verileri güvenle saklamalarını değil, aynı zamanda bir bilgiişlem aygıtı ve internet bağlantısı olan her yerden çalışmaya devam etmelerini sağlayacak teknolojiler sunuyor.
Merkez, son teknolojiyle tasarlanmış 4.000 m2′lik alanıyla, IBM altyapısı olan veya olmayan sunucuların yanı sıra depolama teknolojilerini de barındırıyor. Yedek güç kaynağına sahip merkez, elektrik şebekesi desteği olmadan minimum 48 saat kesintisiz çalışabilme imkanı sunuyor. Depreme dayanıklılığı Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından onaylanan yeni merkez binası, Türk-Avusturya yapımı ve ödüllü mimari projesiyle dikkat çekiyor. Ticari sigorta şirketlerinden ve müşterilerinin risk yönetimi amaçlarına destek veren Factory Mutual Global onaylı yangın söndürme sistemine sahip binanın veri merkezi, dış patlamalara karşı korumalı hasır çelik duvarlardan oluşuyor.
Merkezin hizmet verdiği müşterilerden Bankalararası Kart Merkezi’nin Teknoloji Hizmetleri Direktörü Ercüment Büyükşumnulu, “BKM, yüklendiği kritik misyon gereği Ulusal Switch Sistemi ve diğer hizmet sistemleriyle, 28 özel ve kamu bankasına 7×24 kesintisiz bilgiişlem hizmeti vermek amacıyla alternatif çözümler sunuyor. Kartlı ödeme sistemlerinin devamlılığı açısından, BKM’nin verdiği bilgiişlem hizmetlerinin devamlılığı da büyük önem taşıyor. Bu bağlamda, BKM olarak, 1995 yılından beri IBM Olağanüstü Durum Merkezi ile çalışıyoruz. Merkez, başta sunduğu altyapı olmak üzere, çalışma ortamı, güvenliği ve destek hizmetleriyle BKM’nin yüklendiği misyonu yerine getirmesi için ideal bir ortam sunuyor.” dedi.
Konuyla ilgili bir açıklama yapan IBM Türk Genel Müdürü Michel Charouk ise, “IBM’in yeni Olağanüstü Durum Merkezi, müşterilerimizin artan iş gereksinimlerini karşılamak ve işlerini olağanüstü durumlar dahil her koşulda kesintisiz yürütebilmelerini sağlamak amacıyla tasarlandı. IBM, iş sürekliliği ve esnekliği hizmetleri alanında sahip olduğu 40 yılı aşkın deneyim ve dünya çapında 150′yi aşkın olağanüstü durum merkeziyle, bu alanda geniş bir sektör bilgisine sahip bulunuyor. İzmir’de bugün faaliyete geçmesinden büyük heyecan duyduğumuz yeni merkezimiz, sadece Türkiye için değil, Orta ve Doğu Avrupa bölgesi için de öncü bir rol oynuyor. Taşınmanın, tüm müşterilerimiz için avantajlı bir dönemin başlangıcı olacağını düşünüyoruz.” dedi.
Sars, Çin gribi, Kuş gribi derken dünyanın yeni popüler hastalığı domuz gribi.
Daha önceki grip salgınlarında olduğu gibi peşpeşe gelen teşhiş ve tedaviye yönelik açıklamalar, geliştirilen aşılar, alarm derecesinde uyarılar, ilaçlamalar ve henüz salgın hastalık boyutuna gelmemişte olsa az sayıda ölümlerle2009′un krizden sonra en çok konuşulanı domuz gribi olacak.
Dünya domuz gribi ile uğraşırken Japonlar popüler olan her konuya olduğu gibi domuz gribine de el attılar bakın nasıl. Japon bilim adamları domuz gribi tedavisine yönelik oldukça ilginç bir ürün geliştirdi.
Geçtiğimiz günlerde RISCON fuarında ilk kez görülen robot, domuz gribinin etkilerini gözler önüne seriyor. Domuz gribi virüsünü taşıyan bir insan gibi davranan bu özel robot, gerektiği gibi tedavi uygulanmadığında nefes almayı kesiyor.
Uygun tedavi yöntemi uygulandığında ise robot nefes alıp vermeye devam ediyor ve domuz gribinin yarattığı semptomlar ortadan kayboluyor.
Böylece domuz gribine karşı ne gibi tedbirlerin alınacağı, bu robot üzerinde denenerek öğrenilmiş oluyor.
TTNet Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Onuk, geçekleştirdikleri sohbet toplantısında ‘Smart Street’ projesinin müjdesini verdi. Proje kapsamında pilot olarak belirlenecek İstanbul’un birkaç önemli caddesinde boydan boya internet hizmeti sağlayacaklarını söyledi.
Bu caddelerin Bağdat Caddesi, İstiklal Caddesi gibi İstanbul’un en önemli caddelerinden birkaçı olması planlanıyor. Çok kısa bir sürede başlaması planlanan hizmet ilk etapta vatandaşlara ücretsiz olarak sunulacak.
3G TAMAMLAYICI BİR UNSUR OLARAK ALGILANMALI
Türkiye’deki operatörlerin ‘ADSL’ini kapat 3G’ye geç’ izlenimi verdiklerini belirten Onuk, ABD ve Avrupa’daki 3G uygulamaları ile ilgili böyle bir hava oluşmadığına dikkat çekti. Onuk, “3G ülkemizde uygulanmaya başlayınca insanlar ADSL aboneliklerini iptal edip herkesin 3G’ye geçeceği ve ADSL abone sayılarında düşüş olacağı sanıldı. Fakat kullanıcı rakamlarını incelediğimizde durumun böyle olmadığını görüyoruz. Biz kullanıcı sayısında büyümeye devam ediyoruz” dedi.
TTNet’in müşterilerine sağladığı servisler ile kullanıcıların tüm internet ihtiyacını karşılamayı hedeflediğini anlatan Onuk, “Biz evde ve işyerinde ADSL bağlantısı, dışarıda da Wi-Fi bağlantı noktalarıyla müşterilerimize hizmet veriyoruz. Bu noktada 3G acil internet ihtiyaçlarında, hareket halindeyken kullanılmak üzere tamamlayıcı bir hizmet olarak algılanmalı” dedi.
“3G ADSL’NİN YAYGINLAŞMASINA DESTEK OLUYOR”
Murat Onuk konuşmasında 3G teknolojisinin Türkiye’ye gelmesiyle birlikte 3 operatör ve TTNet’in 30-40 milyon dolar reklam harcaması gerçekleştirdiklerini söyledi. Yapılan bu harcamaları sayesinde internet kullanımının da özendirildiğini ve bu sayede ADSL kullanımının da arttığını açıkladı.
DÜNYADA ÜZERİNDE İNTERNET TİCARET HACMİ 20 TRİLYON DOLAR
TTNet Genel Müdürü Tahsin Yılmaz ise tüm dünya üzerindeki internet ticaret hacminin 20 trilyon dolar gibi ciddi bir boyuta ulaştığını söyledi.
Yılmaz açıklamasında, “TTNet olarak Türkiye’de de bu pazarı büyütmeye çalışıyoruz. 2010 yılında öncelikli hedeflerimizden birisi de Türkiye’deki ‘bilgisayarlaşma’ oranlarını yükseltmek. Başlangıç olarak insanların bilgisayar alması ve bilgisayar ihtiyacını hissetmeleri gerekiyor. Bu doğrultuda yapacağımız AR-GE çalışmalarıyla 6 milyon ADSL kullanıcımız için kullanışlı servisler geliştireceğiz” dedi.
Microsoft’un eski işletim sistemlerini Windows 7′ye yükseltme seçeneği pek çok kullanıcı tarafından çok beğenildi. Ama konu teoriden pratiğe döndüğünden beri bazı kullanıcıların bitmek bilmeyen şikayetleri Micorosft’u zor durumda bırakıyor. Son zamanlarda en çok duyulan şikayet ise Windows 7′nin sürekli olarak kendisini yeniden başlatıyor olması.
Bu kullanıcıların yaşadıkları sorun ise Vista’dan Windows 7′ye yükseltmenin bir türlü sağlıklı bir şekilde gerçekleşememesi. Kullanıcılar aslında sorunsuz bir yükseltme yaşadıklarını fakat son anda işlemde bir hata mesajı ile karşılaştıklarını ve bilgisayarın kendisini yeniden başlattığını söylüyor. Bilgisayar yeniden başladıktan sonra ise aynı şey tekrarlanıyor ve bilgisayar sonu gelmez bir yeniden başlatma zincirine giriyor.
Şu ana kadar bu konuda kalıcı bir çözüm ortaya çıkmadı. Fakat bilgisayarlarını Vista’dan Windows 7′ye yükselten kullanıcıların neredeyse üçte ikisinde bu sorunun var olması, problemi oldukça önemli hale getiriyor.
DGP sözcüsü Emilia Casella, cep telefonu şirketi MTN’nin desteğiyle başlatılacak pilot proje çerçevesinde, geleneksel dayanıksız gıda maddesi yardımı yerine her aileye iki ayda bir 22 dolarlık “sanal senetler” yollanacağını belirtti.
Casella, Cenevre’de yaptığı basın açıklamasında, mültecilerin, elektronik belgeleri, klasik yardım paketlerine genellikle konulamayan pirinç, un, mercimek, nohut, yağ, konserve balık, peynir ve yumurta almak için kullanabileceklerini söyledi.
Düzenli olarak DGP yardımı alan 130 bin Iraklı mültecinin neredeyse tamamının cep telefonu olduğunu ifade eden sözcü, pilot uygulamanın ilk etapta 1000 kişiyi kapsayacağını kaydetti.
Sözcü, bu yolla sadece gıda yardımı yapmakla kalmayıp, yerel dükkanlara ek pazar oluşturduklarını da belirtti.
Hükümetin rakamlarına göre Suriye’de çoğu savaştan kaçan 1,2 milyondan fazla Iraklı mülteci yaşıyor.
Almanya’daki YouTube izleyicileri yakında oldukça şaşırabilir. Videoları yükleyenler ve izleyenler telif hakları ihlalini inceleyen bir soruşturmayla karşı karşıya kalmak üzere.
YouTube üzerinde yayınlanan lisanssız içeriğe açılan ne ilk e de son dava olmakla birlikte, Almanya birden çok telif hakkı sahibinin işe karışmasıyla oldukça zor bir davayla karşı karşıya.
25 yayıncı, yapımcı ve müzisyen, YouTube’dan sunucu kayıt dosyalarını istiyor. Bu grup dosyaları kimlerin yüklediğini ve izlediğini bilmek istiyor. Ulaştıkları hayran grubu ya da yapılan reklamı umursamayan bu hareket ile 125 milyon sayfa gösteriminden dolayı kayba uğradıklarını söylüyor ve dava açmak istiyorlar.
Davacıların kendi hayranlarına dava açıp açamayacağını ve kayıplarına karşı tazminat talep edip edemeyeceğini Almanya’daki yetkili makamlar kararlaştıracak. Almanya’daki izleyiciler de bu davalar ve engellenen IP adresleri yüzünden en son canlı yayınları izleyemeyecek.
İnternet, tam olarak 40 yıl önce, Kaliforniya Üniversitesi’nde iki bilgisayarın Len Kleinrock ve ekibi tarafından birbirine bağlanmasıyla doğmuş oldu.
İnternet, 60′lı yıllarda Amerikan savunma bakanlığının isteği üzerine, olası felaket senaryolarının ardından dahi işlevselliğini koruyabilecek bir iletişim sistemi yaratmak amacı ile ARPANET adı altında başlatılan askeri bir projeydi.
UCLA ve Stanford Araştırma Enstitüsü arasındaki bağlantının sağlanması için bir buçuk ay daha geçmesi gerekti. 29 Ekim 1969′daki ilk deneme sırasında kurulan ağ “logon” kelimesinin ilk iki harfi aktarıldıktan sonra çöktü.
Kısa süre içerisinde ağa Utah Üniversitesi ve UC Santa Barbara da katıldı.
Bugün milyarlarca insanı birbirine bağlayan, birlikte getirdiği yeni sorunlar kadar sağladığı kolaylıklar da büyük olan internet, hayatımızın ‘vazgeçilmez’i oldu.
Associated Press’in hazırladığı internetin gelişimindeki önemli kilometre taşları ise şu şekilde:
1972: Ray Tomlinson ağ üzerinden ilk e-posta iletisini gönderdi ve “@” sembolü kullanıma girmiş oldu.
1973: İngiltere ve Norveç’te iki uluslararası erişim noktası kuruldu.
1983: “.com” ve “.gov” gibi uzantıları içeren ilk alan adı uygulaması kullanılmaya başlandı.
1988: İnternetin ilk kurtçuk (worm) saldırısı gerçekleşti ve binlerce bilgisayar bu saldırıdan etkilendi.
1994: İlk ticari internet tarayıcısı olan Netscape duyuruldu ve bir yıl sonra da Amazon ilk çevrimiçi mağazasını açtı.
1999: Napster müzik pazarını yeniden şekillendirdi.
2000: Gerçekleşen büyük dot-com krizi internet sitelerinin para kazanma yöntemlerinin değişmesine neden oldu.
2002: Dünyadaki internet kullanıcısı sayısı 500 milyonu geçti.
2004: Mark Zuckerberg, Harvard Üniversitesinde öğrenciyken Facebook’u kurdu.
2005: İlk video paylaşım sitesi olan Youtube hayatımıza girdi.
2006: Dünyadaki internet kullanıcısı sayısı 1 milyarı aştı.
2008: Dünyadaki internet kullanıcısı sayısı 1.5 milyarı geçti. Çin’deki internet kullanıcısı sayısı 250 milyonu geçerek birinci sırada olan Amerika’yı ikinci sıraya geriletti.
2009: Seattle Post-Intelligencer tamamen internet üzerinden yayın yapan ilk gazete oldu.
Aşağıda anlatacaklarımızı uygulayarak Windows 7′nin yeni özelliklerini XP’de kullanabilirsiniz. Öncelikle yapmanız gereken aşağıda vereceğimiz bağlantıdaki 14.5 Mb boyutundaki dosyayı indirmek. Dosyayı indirmek için aşağıdaki bağlantıya tıklayın.
Dosyayı indirdikten sonra sıkıştırılmış zip arşivi masaüstüne açın. İçinde Step 1′den Step 7′ye kadar 7 adet klasör göreceksiniz. Step 1 klasöründen başlayarak işlemleri uygulayın.
Step 1 – Win7 Theme
XP temasını aynen Windows 7 görünümünü kazandırır.
* Theme klasörü içindeki Theme.exe’i çalıştırın.
* Styler Toolbar klasörü içindeki First Install Me.msi dosyasını ardından Then Run Me.exe’yi çalıştırın.
* Iconized Taskbar Hack klasöründe sadece Install.reg dosyasını çalıştırın.
* Fonts klasöründeki Font.exe dosyasını çalıştırın.
Step 2 – Win 7 Icons
XP ikonlarının aynen Windows 7 gibi gözükmesini sağlar.
* Icon Theme klasöründeki First Install Me (IconTweaker Setup).exe dosyasını çalıştırın.
* Then Run Me (SevenVG Icon Theme).itt dosyasını çalıştırın ve açılan IconTweaker programında Apply tuşuna basın.
Step 3 – Aero Shake
Herhangi bir pencereyi fare ile tutup sağa sola salladığınızda diğer pencereler kaybolur.
* Aero_Shake.exe dosyasını çalıştırın.
Step 4 – Aero Snap
Fare bir pencereyi tutup sağa veya sola yada tam ekran için üste götürerek tam ekran yapabilirsiniz.
* aerosnap_0_61_setup.exe dosyasını çalıştırın.
Step 5 – Taskbar Shuffler
Görev Çubuğunda çalışan programların sırasını değiştirmenize yardımcı olur.
* ts2.5_setup.exe dosyasını çalıştırın.
Step 6 – Drive Icons
XP Sürücü ikonları Windows 7 gibi gözükür.
* VistaDriveIcon_1.4_Setup.exe dosyasını çalıştırın.
Step 7 – Show Desktop
Masaüstünü Göster butonu ayen Windows 7 gibi Ekranın sağ alt köşesinde saatin yanına yerleşir ve gözükür.
* Show Desktop.exe dosyasını çalıştırın.
7 hareketle Widows XP‘de kalın ama Windows 7 özelliklerini kullanın.
Step 3,4,5, ve 7‘de yapılan yenilikler Windows Vista‘da uygulanarak kullanılabilir.
